İki gün önce Atakum sahilinde ev baktım.Ev sahibi 500.000 tl (eski parayla 500 milyar lira)istiyor.Ben bu eve bizim gücümüz yetmez deyince ,kızım;anne ben 1 milyarını biriktiririm dedi.Şahane geriye kaldı 499 milyarı biriktirmek:))))
Bu ara da malesef bloğuma hala resim yükleyemiyorum,bütün işlemleri sırasıyla yapıyorum hatta ekranda resim yüklendi diyor ama malesef ekranda resim gözükmüyor.neyse ki yorum bırakma problemini şimdilik aştım...
6 Temmuz 2011 Çarşamba
5 Temmuz 2011 Salı
20 Haziran 2011 Pazartesi
SEN KENDİNİ BİLİRSİN CANIM ARKADAŞIM....
Sizin hiç bana bişey olursa diye düşündüğünüz zamanlar oldu mu.Ben böyle düşündüğümde ilk aklıma gelen şey ise kızıma ne olcağıydı.Babannesi,anneannesi mutlaka çok ilgilenir, bir dediğini iki etmez ama yaşları malum....
Böyle düşününce hemen aklıma iki isim geliyor.İkisi de arkadaşım,biri benden 14 yaş büyük bir arkadaşım.Diğeri ise sensin.Sen kendini bilirsin,yarın doğumgünün,yarın sana telefon açmayacağım,doğumgününü kutlamayacağım.Sen ise ''minik'' mutlaka arardı acaba ne oldu diye merak edeceksin.Ta ki bu yazıyı okuyana kadar.İyi ki varsın,iyi ki seni tanımışım iyi ki tanıştığımızın ertesi gecesi yorganını omuzlayıp korkmayayım diye benimle gelmişsin.Seni çok ama çok seviyorum.Doğum günün kutlu olsun .....
(fotoğraftaki anahtarlık evinin anahtarı olsun arkadaşım....)
29 Mayıs 2011 Pazar

Bir haftadır gündemi meşgul eden aile danışmanına iki çift laf da ben söylemezsem çatlarım....Bileniniz biliyor zaten ne dediğini, bilmeyeniniz de kendi dünyasında devam etsin.
Efendim hanımefendi kadınların sosyal güvenliği açısından 4 evliliği uygun görmüş.Eksik olmasınlar.Bir kadını korumanın tek yolunun bir erkeğin 2.,3.,4. karısı olmaktan başka çözümü olmadığını düşünen bu kadını bir belediye niye istihdam eder;bu belediyeyi yönetenleri halk niye seçer hiç bilemiyorum.Bildiğim birşey varsa eskiden düşünmenin bile ''abesle iştigal''sayılacağı şeylerin şimdi''sosyal devlet''anlayışına denk getirilmesi,bu da yetmezmiş gibi neredeyse 100 sene önce akliselimlerin terkettiği şeyleri bazı insanların ağızları sulanarak dillendirmesi....
Hiçbir kadının ikinci,üçüncü,dördüncü kadın olmasını istemiyorum.Ne evimde ,ne şehrimde,ne ülkemde,ne de dünyada ki herhangibir yerde....Her kadının(insanın)insanca yaşayabileceği,insani,ahlaki,maddi,manevi donanımlara sahip olarak yetiştirildiği;hayatını devam ettirebilmek için kimsenin şemsiyesine ihtiyaç duymadığı,var olmanın bir başkasıyla değil sadece kendi varlığıyla mümkün olduğunu bidiği bir sabah uyanmak dileğiyle, mutlu pazarlar.....
6 Mayıs 2011 Cuma
HIDIRELLEZ

Gece 4 de kalkıldı,deniz kıyısına inildi ,dilekler dilendi.........
Normalde sabahları okula giderken zorla kalkan kızım gece üçbuçukta gelen telefonla ayağa kalktı,eşim ben de geleyim olta atarım deyince bizim üç kişikil çekirdek aile sabahın dördünde deniz kıyısındaydı.Havanın yağışlı olması nedeniyle çok kalabalık değildi.Bizi uyandıran arkadaşım bizim için yumurta haşlamış.(Laf aramızda daha önce hiç hıdırellez kutlamadığım için yumurta haşlanması gerektiğini bilmiyordum..)Yumurtalarımızı yiyip kabuklarını denize attık,kumun üzerine de dileklerimizi çizip dua ettik.Biz ayrılırken bie grup ateş yakıyordu......
Bu vesileyle hepinizin hıdırellez gününün güzel geçmesini ve dileklerinizin en kısa sürede gerçekleşmesini diliyorum...
4 Mayıs 2011 Çarşamba
AMA BEN SİZİ ÇOK ÖZLEDİM.......

Evet sizi; yani blog dünyasındaki tüm blogerları çok ama çok özledim.Bir sabah kalktığınızda mahallenizdeki herkesin size allahasmarladık demeden gitmesi ne hissettirirse bir ay aynı hislerle bilgisayarın başına oturdum.....
Neyseki sessiz sedasız gelmişsiniz,burdasınız.Hepiniz hoş geldiniz,sefa getirdiniz.Bende artık bu ayrılıktan ders çıkardım,postlarımı mümkün olduğunca sık ayınlayacağım.Hadi şimdilik hoşçakalın....
19 Şubat 2011 Cumartesi

Klavyenin önüne oturup oturup kalktım.Ara verdiğim sürede bir sürü şey oldu.Onları şimdi yazmak istemiyorum.Belki sonra.....
Ama beni yazmak zorunda hissettiren şey Konyadaki ilahyat profösörünün söyledikleri.Neymiş efendim dekolte giyen kadın tecavüze uğrarsa yarı yarıya suçluymuş......Duyunca kulaklarım uğuldadı.Nasıl yani.Acaba yanlış mı anladım diye defalarca dinledim,okudum.Adam yanlış anlaşıldım diyerek başladığı konuşmasını: sözerimin arkasındayım diye bitirdi.
Günlerdir bekliyorum;Fatmagülün suçu ne dizisine lanet okuyan,senaristlerini bilinçaltındaki pislikleri açığa çıkararak kadınları aşağılamakla suçlayan kadın milletvekillerinden çıt yok.Neden hiçbiri çıkıp bu ülkede yanlızca dekolte giyinen kadınlara değil;küçücük kız çocuklarına,bir okadar erkek çocuğa,hatta belki bu kadar da hayvana tecavüz ediliyor demiyor.Tüm bu tecavüze uğrayan çocukların çok masum oldukları için,hayvanlarıda kuyruk salladıkları için mi tecavüze layık görüyor sayın profosör....
Özür dilerim ama ben bu görüşe saygı duymuyorum sayın profösör...Üstelik ülkemde sizin gibi profosör,eğitimci,bilim insanı olmasından da endişe duyuyorum.......
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)